Blog

Büyülü diyarların büyülü insanları olmak

Hayatımız mucizelerle dolu. Bir bebeğin dünyaya gelişi örneğin kesinlikle büyülü bir şey. Doğum, bilimsel olarak birçok aşaması açıklanmış olmasına rağmen büyülü ve mistik niteliğini koruyabilmiş ender olgulardan biri.

Nedense hayatımızda bilimsel açıklama bulan olgular mucize kategorisinden genellikle düşüyor. Mesela her sabah güneşin doğuşunun tadını çıkarmak yerine normal deyip geçiyoruz. Her sabah “yaşasın bugün de güneş doğdu” demiyoruz. Hatta “yine mi sabah oldu ya” dediğimiz daha sık oluyor.

Kadim uygarlıkların çok tanrılı inanışlarında, ay ve güneş tanrılardır ve gece ve gündüz döngüsü onların hareketlerini temsil eder. Bazı mitolojilerde birbirlerini kovalar tanrılar, bazılarında savaşırlar, bazılarında birbirlerini görmeyi reddederler. Ama hiçbir zaman sıradan bir olay değildir bütün dünyaya hayat ve ışık veren güneşin ortaya çıkışı. Nehirler de büyülüdür yağmurlar da, hayvanlar da…

Hayatın bu küçük görünen mucizelerinin tadını çıkarmayı unuttukça güne başlamak zor geliyor tabi bize. Hep güzel bir şey olsun da sevinelim diye bekliyoruz. Ama güzel bir şeyler sürekli oluyor ve biz onlara normal diyoruz. “Efendim bakınız güneş sisteminde dünya kendi etrafında dönerken tabi ki güneş doğacak. Hatta aslında güneş doğmuyor o öyle duruyor orada dünya dönüyor o yüzden de sen bazen güneşi göremiyorsun. Dolayısıyla burada bir mucize falan yok. Bilimsel bir olgu bu.” Değil işte. Bir şeyin bilimsel olarak açıklanması onun bir mucize olmadığı anlamına gelmez. Mucizeler sadece akıl sır erdiremediğimiz şeyler değildir. Bir bebeğin dünyaya gelişi, güneşin doğuşu, çay yapraklarının sıcak suya tat vermesi, uyumak ve rüya görmek, bir kedinin yumuşak patilerinin içinden keskin tırnakların çıkması, bir köpeğin sevindi diye kuyruk sallaması, bir arının tabağınızda yemek olduğunu fark edip kankalarını çağırması mucizedir.

Ben şahsen uzun süre bilime çattım. Ne var yani her şeyi açıklayıp duruyor, bıraksa bir şeyler de büyülü kalsa diye. Halbuki ne bilim bu dünyanın büyüsünü benden alabilir, ne de kanatlanıp uçmak bu dünyayı büyülü kılabilir. Sen bakıp evrenin büyüsünü takdir etmedikçe, büyü diye bir şey yoktur.

Aklından geçer her düşünce, aldığın her nefes sihirli, gücünün farkına var.

Z.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir