Bali

Geçen yine cennetteyim ya da yoginin Ubud rehberi

IMG_20160613_140156Yarın bir sene önceki Ubud seyahatimin üçüncü gününden beri hayalini kurduğum yolculuğa çıkıyorum. Ubud’a tekrar gidiyorum.

Bu bloğun burada bulunma sebebi şudur: biz Ubud’dan geldiğimizden beri o kadar güzel ve gözlerimizden ışıklar saçarak anlattık ki oraları  bu sene bir çok arkadaşımız Bali’ye bir seyahat ayarladı.  Şimdi herkese buradan ballandıra ballandıra, böyle bi şey mümkün mü bilmiyorum ama, anlatacağım ki sizde bu deneyimi yaşayın. Hem de size bir rehber olur.

İlk yazı vize ve yanınıza almanız gerekenler üzerine olsun.

Eğer Bali’de bir aydan az kalacaksınız Denpasar havaalanında kapıda en az 6 ay geçerli pasaportunuzu, dönüş biletinizi, bir de otel rezevasyonunuzu gösterip vize alabiliyorsunuz.

Eğer daha uzun kalacaksanız Endonezya büyükelçiliğine gidip turist vizesine başvurabilirsiniz. Gereken belgeler Haziran 2016 itibari ile: pasaport, iki vesikalık, otel rezervasyonu çıktısı , uçak biletleri çıktısı, nüfus cüzdanı fotokopisi, 3 aylık hesap dökümü, bir de web sitelerinde bir form var onu doldurmanızı istiyorlar.  Benim vizem aynı gün çıktı, bi de teslim ederken 50 usd aldılar.

Başka bir seçenek: fazla kaldığınız her gün için ceza ödemek (en fazla +60 gün), ya da girişte ücretsiz uzatılamayan bir aylık vize yerine, ücretli bir kere uzatılabilen bir aylık vize almak. 

Uçak biletleri yolculuğun en pahalı kısmı, ne kadar erken o kadar iyi her zamanki gibi.

Bali’de hava her zaman sıcak, yağmur da yağsa sıcak. O kadar ki arabalarda havalandırma açtığınızda air condition da zorunlu olarak çalışıyor. Kalorifer diye bişey hiç yok.   Yani arabayı soğutmadan camdaki buğudan kurtulmak mümkün olmuyor. Sonuç olarak ben bi aydan fazla kalacağım halde sadece bi uzun kollu kalın üst götürüyorum o da daha çok yolda üşürüm diye.  Kotların falan yüzüne bakmadım. Tırmanış yapmayacaksınız muhtemelen hiç ayakkabı giymek istemeyeceksiniz. Bir de kaldırımlar oldukça engebeli ben kendi adıma topuklu ayakkabıya da bulașmazdım; gerçi ben düz yolda da pek bulaşmıyorum topukluyla.  Akşam yemeğe falan giderken en favori kıyafetim bi şalvar ya da incecik rahat pantolonlar oluyor. Böylece ayaklarımı bacaklarımı sivri sinek sokacak diye endişelenip, kendimce sivrileri uzaklaştırmak için ayaklarımı bütün gece saçma sapan hareketler ettirmek zorunda kalmıyorum (zaten bu taktik de işe yaramıyor, bu saptamak da beni şimdiye kadar durdurmadı o ayrı). Yanınıza tapınaklara girerken belinize sarıp bütün bacağınızı kapatabileceğiniz bir şal mutlaka alın. Eğer çok iyi bir yağmurluğunuz varsa götürün ama yoksa orada 10-15 liraya işinizi çok rahat görecek yağmurluklar bulabilirsiniz.

Ubudun güzelliklerini bir sonraki yazımda resimlerle anlatacağım. Sorunuz olursa buradan sorabilirsiniz.

Geçen yine cennetteyim ya da yoginin Ubud rehberi” üzerine 2 yorum

  1. merhaba ! namaste!

    ben Derya, aslında yoga y’a yeni başladım sayılır. Anlattıklarınız bana ilham verdi ve Bali’ye bir aylığına da olsa gitme motivasyonunu tekrar verdi. Arınmak ve batı toplumundan uzaklaşmak ilk hedefim aslında.
    Siz hala oradamısınız? Bir aylık kalma ve ders almak için ne kadarlık bir masraf gerektirir? Uçak bileti hariç tabii.

    Öğretmen olduğum için ancak temmuz veya ağustos ayında mümkün olabiliyor. Bu arada fransızca anadilim ve ispanyolca da iyiyim fakat ingilizce de o kadar ici değilim bu bir engel olabilir mi?

    Şimdiden teşekkür ederim. Blogunuz ile çok güzel bir seyahat ediyorum salonumdan.

    Sevgiler.

    Derya

    1. Merhaba Derya,
      Bloğumuzu beğenmen beni çok mutlu etti.
      Ben hala Bali’deyim. Ubud’a gelirsen mutlaka haber ver görüşelim.
      Burada fiyatlar nasıl yerlere gittiğine göre çok değişiyor. Geceliği 30 dolara klimalı, havuzu falan güzel bir yerde kalabilirsin. Fiyat arttıkça özel villa, dev bir havuz, kocaman bahçe, yardımcılar falan gibi şeyler de bulmak oldukça rahat buralarda. Burada her yer rüya gibi olduğu için ben şahsen Guest House denilen otel/konukevi benzeri yerlerde kalmayı tercih ediyorum.
      10 Dolar verdiğinde en kral yemekleri yiyebiliyorsun. Biraz daha hesaplı olsun dersen 3 dolara falan da aslında gayet güzel karnını doyurabiliyor insan burada.
      Yoga dersi yine açıkçası nereye gittiğine göre değişir ama bi şu linklere göz at:
      http://www.theyogabarn.com/schedule#fee
      https://www.radiantlyalive.com/classes/
      Bu iki linkte Ubud’un temel yoga stüdyolarının fiyatlandırmalarını bulabilirsin. Burada sürekli olarak atölyeler ve kısa eğitimler de düzenleniyor. Onlar biraz daha pahalı tabi ama çok da özel eğitimlere denk gelmek mümkün. Bu iki stüdyonun kısa eğitimlerine de bakmak isteyebilirsin.
      Bir diğer kayda değer masraf kalemi de ulaşım burada. Maalesef toplu taşıma diye bir fırsat yok. Eğer motor kullanmayı biliyorsan işin kolay günlüğü 3 dolara falan motor kiralamak mümkün. Yürüyerek de bir çok yere gidiliyor eğer merkezde bir yerde kalırsan. Ama bazen, tapınaklara, şelalelere falan gitmek isteyeceksindir. Bu durumda da günlük şoför ve araba kirası 30-40 dolar falan oluyor. Seninle gezecek birilerini bulursan aslında baya ucuza geliyor yine.

      Buradaki yerliler çat pat ingilizce konuşuyorlar. Derdini anlatacak, fiyat falan sorabilecek kadar İngilizcen varsa bence idare edersin. Fransızca ve İspanyolca bilen garson, rehber ya da şoföre denk gelme ihtimalin çok yüksek değil ama var. Yine de bol bol Fransız ve İspanyol turistle sohbet edebilirsin. Özellikle çok fazla Fransız turist var burada. Bana sorarsan dil sana engel olmasın. Benim annem sadece bir kaç ay önce ingilizce kursuna başlamıştı buraya geldiğinde. Başta nasıl olacak diye endişe ettim. Sonra baktım üçüncü gün sabah kalkıp pazara gitmiş, el kol hareketleriyle falanda bi güzel pazarlık edip bir sürü bilmediği tropik meyve alıp gelmişti.

      Bali halkı dünyanın en anlayışlı ve güler yüzlü toplumlarından biri olabilir bence. O yüzden burayla ilgili çok endişen olmasın. Ben de elimden geldiğince yardımcı olurum.

      Görüşmek üzere.
      Zeynep

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir