Yoga Sutra’ya Göre Yoga Ne İşe Yarar | Derinlemesine Rehber

Yoga Sutra yoga üzerine yazılmış nihai otorite yazıttır. Yoga Sutra’nın üzerine yoga ile ilgili onunla çelişen bir şey söylenemez. Öyle temel, öyle otoriter bir metindir Yoga Sutra.

“योगशास्त्रे प्रमाणं पतञ्जलिः” (yogaśāstre pramāṇaṃ patañjaliḥ)

Bazılarınız bahsettiğm metnin adını Yoga Sutralar olarak duymuş olabilirsiniz. Sutra kelimesi ip ya da bağ anlamına gelir. Bunu bir düşünce ya öğreti zinciri olarak düşünebilirsiniz.

Yoga Sutra’da 196 adet Sutra yani öğreti veya aforizma vardır. Yani Yoga Sutra birden çok Sutradan oluşur. Yine de sonuçta Patanjali bu metinle bize tek bir öğreti zincirini anlatır. Kopuk kopuk öğretiler olduğunu düşünmek çok yanıltıcıdır. Yoga Sutralar dediğimizde de bu intiba ortaya çıkıyor. O yüzden de ben bu noktadan sonra üzerinde konuşacağımız metne Yoga Sutra diyeceğim.

Yoga Sutra Nedir?

Yoga Sūtra, M.Ö. 2. yüzyıl civarında yaşamış olduğu düşünülen bilge Patañjali tarafından yazılmıştır. Yoga Sutra klasik yoga felsefesinin temel metnidir. Kısa, özlü ve derin anlamlar barındıran 195 (bazı versiyonlara göre 196) aforizmadan oluşur.

Bu metin zihinsel, etik ve spiritüel bir dönüşüm süreci olarak yogayı sistematize eder. Dört bölümden oluşur:

  1. Samādhi Pāda – Yoga’nın amacı ve zihni dinginleştirme süreci
  2. Sādhana Pāda – Uygulama ve disiplinler (8 basamaklı yol burada anlatılır)
  3. Vibhūti Pāda – Yoga pratiğinin getirdiği zihinsel güçler
  4. Kaivalya Pāda – Nihai özgürlük ve aydınlanma
Sanskrit dilinde bir yazıtın olduğu kitabın köşenin resmi, Yoga Sutra yazıtını temsilen

Biz bu yazıda özellikle 1. bölüme yani Samadhi Pada’ya odaklanacağız çünkü daha ilk bölümün başlarında Patanjali yoganın ne olduğunu, ne işe yaradığını çok net bir biçimde açıklar. Bir çok kişi nedense bu en temel öğretiyi pas geçer ve yazıtın 2. ve en popüler bölümüne odaklanır.

Hemen ikinci bölümün neden bu kadar popüler olduğunu açıklayayım. Yoga Sutra bir pratik metnidir. Aslında her bölüm bize nasıl yoga yapmamız gerektiğini ve nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlatır. İkinci bölümde anlatılan sekiz basamaklı pratik tam da bizler içindir. Bir yandan hayatla mücadele edip bir yandan da daha fazlasını arayanlar için. İkinci bölümün yani Sādhana Pāda‘nın temel odağı, Aṣṭāṅga Yoga yani Sekiz Basamaklı Yoga Yoludur. Bu sekiz basamağı üç ana kategori altında toparlayabiliriz:

  • Etik disiplinler (yama, niyama),
  • Meditasyona hazırlık (āsana, prāṇāyāma, pratyāhāra),
  • Meditasyon süreçleri (dhāraṇā, dhyāna, samādhi).

Bir başka yazıda ikinci bölümü de konuşuruz. İlk bölüm yani samadhi pada ileri seviye pratiklere yönelik bir bölümdür. Ama bir yandan da yazıtın giriş bölümü olduğu için de yogayı bize bu bölümde anlatır Patanjali.

Bugün modern yoganın kökeni büyük ölçüde Yoga Sūtra‘ya dayanır. Yani en azından yoganın felsefesine dair söylemlerin temelinde hep Yoga Sūtra vardır. Sürekli resimlerini gördüğünüz etkileyici yoga hareketlerinin ise Yoga Sutra ile pek ilgisi yoktur. Bu konu ile ilgili ayrıntılı bir yazı yazmıştım dilerseniz bu bağlantıyı takip ederek o yazımı inceleyebilirsiniz.

Üzerinden etrafa yayılan lotus çiçeklerinin grafik görseli, yoga nedir sorusunun aydınlatıcı cevabını temsilen.

Gelin biz işe başından başlayalım. Yani yoganın 8 adımını konuşmadan önce yoga nedir, yoga ne işe yarar gibi soruları cevaplayalım. Hem kendim hem de öğrencilerim üzerinde yoganın beklenenin çok üzerinde olumlu etkileri olduğunu gözlemledim. Kendi içimde gizli gizli herkesin yoga yapmasını çok istiyorum. Ama yoga uzun süreli adanma isteyen bir pratik serüveni. O yüzden de insanları neyi niye yaptıklarını bilerek bu işe başlamalarının önemli olduğunu düşünüyorum.

Yoga Nedir?

Patañjali’ye göre yoga, zihnin doğasına dair derin bir dönüşüm sürecidir. Yoga Sūtra’nın en ünlü ve en net tanımı, 1.2. sutrada verilir:

“योगश्चित्तवृत्तिनिरोधः”

(yogaś citta-vṛtti-nirodhaḥ)

Türkçesi: “Yoga, zihinin dalgalanmalarının durdurulmasıdır.”

Burada anahtar kelimeler:

  • Citta → Zihin, bilinç, farkındalık
  • Vṛtti → Düşünce dalgaları, zihinsel hareketler
  • Nirodhaḥ → Durdurma, kontrol etme, yatıştırma

Yani Patañjali’ye göre yoga, sürekli hareket halinde olan zihnimizi dinginleştirme ve böylece gerçek benliğimizi (Puruṣa) deneyimleme sürecidir.

Zihin sürekli geçmişi hatırlayan, geleceği planlayan, endişelenen ve hayal kuran bir mekanizma gibidir. Yoga bu sürekli zihinsel hareketliliği yatıştırarak, saf farkındalık haline ulaşmamızı sağlar.

Kısacası:
Yoga zihni susturma ve özgürlüğe ulaşma pratiğidir. 🧘‍♂️✨

Yoga Ne İşe Yarar?

Aslına yoga nedir sorusunun cevabı ile birlikte Yoga Sutra bu sorunun da cevabını verir. Yoga zihnin dalgalanmalarının durdurulmasına yarar. Ama Yoga ne işe yarar onu tam anlayabilmek için şu iki soruya da cevap verebilmek gerekir:

  • Zihnin dalgalanması ne demektir?
  • Zihnin dalgalanmasını neden durdurmak gerekir?

Zihnin dalgalanması ne demektir?

Yoga Sutra tüm zihinsel faaliyetlerimizi zihnin dalgalanması olarak tanımlar. Yani düşünce kalıplarımız, duygularımızın yarattığı düşüncelerimiz, alışkanlıklarımız, takıntılarımız, gelecek planlarımız, yargılarımız, aklımıza gelen rastgele şeyler, dış dünyadan gelen uyaranların yarattığı düşünceler ve çok daha fazlası hep zihnin dalgalanmalarıdır.

Yoga geleneği bize, düşüncelerin bilinç üzerindeki etkisini göl örneği üzerinden anlatır. Berrak bir göl düşünün. Dibi ayna gibi görünür. Neresinde ne vardır bilirsiniz, ne kadar derin, ne gibi canlılar yaşıyor, dibi kum mu, taş mı, yosun mu, bunların hepsini çok rahat görürsünüz. Ama gölde oluşan bir dalgalanma bu net görüntüyü bozar. Suyun berraklığı kaybolur, zemindeki kumlar hareketlenir. Sonunda bu berrak göl bir anda içinde neler olduğunu, ne kadar derin olduğunu bir türlü kestiremediğiniz bulanık bir göre dönüşür.

İşte düşünceler de aynı etkiyi yapar zihne, bulandırır. Kendiniz, kendinizi göremez hale gelirsiniz. Yıllar sürer bulanıklık, hayat boyu sürer bazen. Artık uzun süredir görmediğiniz birinin hatlarını sesini unuttuğunuz gibi unutursunuz kendinizi. Ne çok severiz kişilik testlerini falan değil mi, yeter ki biri bize bizi anlatsın….

Tüm düşünceler zihni bulandırır. Ne yani, ölelim mi mumya mı olalım, boş mu olalım? Hayır. Alışık olduğumuz tüm zihinsel faaliyetlerin arkasında yogaya göre bilincin en saf hali durur. Yapan, eden, düşünen, hisseden, analiz eden değil de farkında olan bilinç.

Yoga Sutra’ya göre bilinç kendini gözlemci olarak tanımalıdır. Duygular ve düşünceler, gözlemcinin farkındalık alanında var olmalıdır. Biraz karmaşık bir konu farkındayım. Bir örnekle daha net anlatmaya çalışayım.

Zihnin reaktif halini anlatmak için kullanmayı en çok sevdiğim örneği kullanacağım:

Hava sıcak. Dondurmacının yanından gülerek ayrılan bir çocuk. Elinde kocaman bir dondurma var. Mutluluğun zirvesinde, her şey mükemmel. Dondurmanın en üstünden hemen tadına bakıyor. Dondurmanın kıvamı, tadı muhteşem. Dondurmanın alt kısmı daha hızlı eriyecek gibi. O yüzden külaha yakın kısmından yemeye karar veriyor. Külahı hafifçe eğiyor. Dondurma külahtan kayıp yere düşüyor.

Ve o an dünyası yıkılıyor. Gözyaşları sel, içinden derin bir keder yükseliyor. O dondurma onun için sadece bir tatlı değil, o anki mutluluğunun simgesi. O gittiği anda, her şey bitmiş gibi hissediyor.

Yere düşen dondurmasına bakan bir çocuğun arkadan fotoğrafı - farkındalığı düşük bir zihnin reaktif doğasına dikkat çekmek için bir örnek.

Şimdi yanındaki bir yetişkini düşün. Dışarıdan izliyor. Çocuk için bu olay bir felaket, ama yetişkin için öyle değil. Çünkü biliyor ki, bu sadece bir dondurma. Belki yenisi alınır, belki de biraz zaman geçince çocuk unutur. Ama çocuk, yaşadığı hayal kırıklığının ortaya çıkardığı düşüncelerle özdeşleşmiş durumda. Hayat ne kadar acımasız? Neden böyle bir şey onun başına geldi? Bir dondurmayı bile hak etmiyor mu? Onun mutlu olmaya hakkı yok muydu?

İşte biz de hayatın içinde tam olarak böyleyiz. Bize göre büyük gelen dertler, kayıplar, öfkeler, hüzünler, aslında sadece bir “dondurma” olabilir. Ama biz onlarla çok fazla özdeşleştiğimizde, sanki hayatımız mahvolmuş gibi hissediyoruz. Oysa içimizdeki gözlemci (yetişkin bilincimiz) devrede olduğunda, durumu daha geniş bir perspektiften görebiliyoruz.

Farkında olan bilinç ruhsuz bir bilinç değildir. Olayları gözlemleyen yetişkin gibi, çocuğun acısını da anlar. Bir dondurmanın ardından bu kadar yıkılmanın güzelliğini, saflığını da anlar. Bir yandan da çocuğun bu noktada nasıl tepki vereceğine dair birçok seçim sansı olduğunu da bilir.

Hani bazen insan geri dönmek ister ya çocukluğuna. Ne güzeldi deriz çocuk olmak. Sizin için öyle mi bilmiyorum. Bana öyle gelmiyor. Çocuk olmak çocukken hiç kolay değildi. Çok zordu. Şimdiden bakınca kolay ve güzelmiş gibi. Bir sürü boş zaman, bir sürü arkadaş, bir sürü oyun. Ama farkında değildim. Peki ya aynı şey yetişkinlik için de geçerliyse?

Zihnin dalgalanmasını neden durdurmak gerekir?

Sanırım zihnin dalgalanmalarının neden durdurulması gerektiğini de anlatmış oldum size yukarıdaki örnekle. Yoga Sutra da bir sonraki sutralarında çok net bir şekilde bize aynı cevabı verir:

tadā drastuh svarūpe-avasthānam ||3||
vrtti-sārūpyam-itaratra ||4||


Bu iki dize ile anlatılmak istenen şudur:

Zihnin dalgalanmalarını durduramadığın sürece,
kendini zihninden ibaret zannedeceksin…. Ve bu
yüzden acı çekeceksin

Bilim Bu Konuda Ne Diyor?

Kişinin kendini duygu ve düşünceleriyle özdeşleştirmesinin, psikolojik sıkıntı ve acıya yol açtığını gösteren birçok bilimsel araştırma bulunmaktadır. Yapılan çalışmalar, zihinsel olayları mutlak gerçeklik olarak kabul eden bireylerin, stres, kaygı ve depresyon gibi olumsuz duygusal durumları daha yoğun yaşadığını ortaya koymaktadır. Özellikle bilinçli farkındalık (mindfulness) ve bilişsel davranışçı terapi (CBT) üzerine yapılan araştırmalar, düşünceler ve duygularla mesafe kurabilmenin, ruhsal iyi oluş üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu göstermektedir. Bu konuyu destekleyen bazı önemli araştırmalar ve bulgular şunlardır:

Kimlik Gelişimi ve Duygusal Bozukluklar

Ergenlik ve genç yetişkinlik dönemlerinde yapılan uzun süreli çalışmalar, kimlik karmaşası ile depresyon ve anksiyete belirtileri arasında pozitif bir korelasyon olduğunu göstermiştir. 2. Bu bulgular, kişinin kendini aşırı derecede düşünceleri ve duygularıyla özdeşleştirmesinin psikolojik sıkıntılara yol açabileceğini desteklemektedir.

Kendini Aşma ve Acıyı Aşma

Frontiers in Psychology dergisinde yayınlanan bir makalede, kendini aşma (self-transcendence) durumunun acıyı hafifletmede etkili olabileceği öne sürülmüştür. 1,3. Bu çalışma, kendini aşmanın üç psikolojik düzeyde acıyla başa çıkmaya yardımcı olabileceğini önermektedir:

  1. Duygu düzeyinde: Kendini aşma deneyimleri (örneğin, huşu, akış, şefkat), acıdan kaynaklanan olumsuz duyguların belirginliğini azaltabilir.
  2. Bilişsel düzeyde: Kendini aşan düşünce, acıyı daha geniş bir bağlamda anlamlandırmaya yardımcı olabilir.
  3. Motivasyon düzeyinde: Kendini aşma ihtiyacı, acıya tepki olarak olumsuz başa çıkma stratejilerini dengelemeye yardımcı olabilir.

Utanç Anıları ve Benlik Algısı

Pinto-Gouveia ve Matos’un (2011) araştırması, utanç deneyimlerine göre kendimizi tanımlamaya başladığımızı ve bunun sonucunda değişmez olumsuz benlik görüşleri geliştirdiğimizi göstermiştir. 4. Bu durum, kişinin kendini olumsuz duygu ve düşüncelerle özdeşleştirmesinin uzun vadeli psikolojik sıkıntılara yol açabileceğini desteklemektedir.

Duyguları Tanımlama Zorluğu ve Kendine Zarar Verme

Sağlıklı ergenler üzerinde yapılan bir çalışma, duyguları tanımlama ve ifade etme zorluğunun, kendine zarar verme davranışları ve intihar düşünceleriyle pozitif bir ilişkisi olduğunu ortaya koymuştur. 5. Bu bulgu, kişinin duygularını doğru bir şekilde tanımlayamamasının ve dolayısıyla onlarla aşırı özdeşleşmesinin zararlı sonuçlara yol açabileceğini göstermektedir. Bu bilimsel kaynaklar, kişinin kendini duygu ve düşünceleriyle aşırı özdeşleştirmesinin çeşitli psikolojik sıkıntılara ve acı çekmeye yol açabileceğini desteklemektedir. Kendini aşma, duyguları doğru tanımlama ve sağlıklı bir kimlik gelişimi, bu tür olumsuz sonuçları önlemede önemli faktörler olarak öne çıkmaktadır.

Büyülü bir gön doğuma karşı meditasyon yapan birinin arkadan görüntüsü

Yoga Farkındalıktır

Popüler kültürde farklı tanıtılsa da aslında yoga binlerce yıllık bir bilgi birikimi ile geliştirilmiş olan bir farkındalık geliştirme sistemidir. Yoga mindfulness değilse, hiç bir şey değildir.

Bu noktada şunu soruyor olabilirsiniz: farkındalıkla o kadar hareketin ne alakası var? Muhteşem bir soru. Hem çok haklı hem çok geçerli hem de cevabı çok güzel.

Yoganın hedefi tüm hayatı dönüştürmektir. Sadece bir farkındalık çalışması yaptığında farkındalığını geliştirmek değildir. Sadece zor anlarda kullanabilmen için sana stratejiler vermeyi hedeflemez. Tüm bilincini ve tüm hayatını değiştirmeyi hedefler. Bunun için de zihni dönüştürmek gerekir. Ama zihin karmaşıktır, derindir, ulaşılması zordur. Hele ki bir yandan hayat başımıza gelmeye devam ediyorsa.

Tüm bütüncül yaklaşımlar gibi yoga şu ön kabul üzerinden yapılanır: Beden, zihin ve ruh birdir. Birine bir şey olursa diğerleri de etkilenir. Zihne ne yapması gerektiğini anlatmak çok zordur. Kalbimize zihnimize söz geçiremeyiz. Ama bedenimizi ve nefesimizi kontrol edebiliriz. Ve madem ki benden zihin ve ruh birdir, o zaman beden ve nefesle kurduğumuz ilişki zihnimizi ve ruhumuzu da etkileyecektir. İşte her yerde gördüğümüz asan pratikleri zihni dönüştürmek için attığımız ilk adımdır. Ve yoga bu ilk adımdan çok daha fazlasıdır.

Not: İlk adımı yani asanayı size yoganın nihai hedefi gibi gösteriyorlar. İnanmayın. Binlerce yıldır geliştirilmiş bir sistem bu. İçinde asanadan çok ama çok daha fazlası var.

Eğer bizimle bu işin derinlerine dalmak isterseniz iki seçeneğiniz var:

  • Bizden birebir yoga dersleri alabilirsiniz. Detaylar burada.
  • Yoga ustalık eğitimimize katılıp, uluslararası geçerliliği olan 200 saat yoga eğitmenlik eğitimimizi alabilirsiniz. Detaylar burada.

Eğer sorularınız varsa bize iletişim bölümünden mesaj göndererek de ulaşabilirsiniz.

Hari Om

Zeynep

Yogaya Dair Diğer Yazılarımız

Büyülü bir gün batımı karşısında bağdaş kurmuş oturan birinin arakdan görünümü - Yoga Sutra'nın Yoga Ne İşe Yarar Sorusuna Verdiği Cevabı Temsilen

Yoga Sutra’ya Göre Yoga Ne İşe Yarar | Derinlemesine Rehber

Yoga Sutra yoga üzerine yazılmış nihai otorite yazıttır. Yoga Sutra’nın üzerine yoga ile ilgili onunla çelişen bir şey söylenemez. Öyle temel, öyle otoriter bir metindir Yoga Sutra. “योगशास्त्रे प्रमाणं पतञ्जलिः” (yogaśāstre pramāṇaṃ patañjaliḥ) Bazılarınız bahsettiğm metnin adını Yoga Sutralar olarak duymuş olabilirsiniz. Sutra kelimesi ip ya da bağ anlamına gelir. Bunu bir düşünce ya öğreti … Devamını oku
Zeynep'in yoga pozu fotoğrafları iki yanda ortada da yoga başlangıç serisi başlığı var.

Yoga Başlangıç için 8 Adım – Yeni Başlayanlar İçin Online Yoga

Adım adım yoga pratiğinizi oluşturun Yoga başlangıç seviyesi dersleri almak, yogaya başlamak isteyenler için bir ilk adım yolculuğu tasarladım. Yolculuk 8 online yoga başlangıç dersinden oluşuyor. Beni takip ederek yoga ilk adımınızı atabilirsiniz. Yoga pratiğine adım atmak istiyor ama nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz? İşte bu yoga dersleri serisini tam da sizi düşünerek yazdım. Yeni başlayanlar … Devamını oku
Yoga asana yapan üç kadının ayrı ayrı grafik imgesi

Yoga Asana Değildir

Yoga asanaları (duruşları/pozları) maalesef yoganın en çok göze çarpan kısmı. O kadar ki, yoga denildiğinde çoğu insanın aklına bedenin kıvrıldığı etkileyici pozisyonlar, renkli yoga matları ve sosyal medyada paylaşılan kusursuz bedenler gelir. Ancak bu popüler imajın ötesinde, yoga çok daha derin, çok daha anlamlı bir pratiği ifade eder. Eğer birileri size “Bu asanaları yapamıyorsan iyi … Devamını oku
Tantra'nın en önemli araçlarından biri olan Sri Chakra Çakra mandalasının görseli

Tantra: Bilinç & Enerjinin Kozmik Dansı

Tantra denilince aklınıza ilk ne geliyor? Cinsellik mi, yoksa evrensel bir bilinç mi?”  Geleneksel Tantrik Hatha Yoga Geleneksel Tantrik Hatha Yoga: Birisi bana ne tür yoga yaptığımı sorduğunda eğer kusursuz bir cevap vermem gerekirse bu yanıtı vermeliyim. Ama çoğunlukla Hatha yoga yaptığımı söyleyip geçiyorum. Maalesef Tantra bir çok yogin tarafından bile eksik ya da yanlış … Devamını oku

Yoga felsefesi ve tekniklerine dair diğer yazılarımızı görmek için buraya tıklayın.